Category: nedensizmetinler

Haluk Mesci’den yazılar…

Derin Uzun Teessür

Gözümü açtığımda, şezlongtaydım, telefonda konuşuyordum.

Başını bilmediğim bir cümleyi, ne dediğimi tam anlamadan, bir biçimde tamamladım.

Bir yankı vardı alttan alta. Sakin konuşuyordum ama sanki geniş ve derin bir boruya. Sesim, kulağım, zihnim, aynı boşlukta şaşkınca devinip duruyordu.

Sessizlik oldu cümleyi bitirince.

Karşıdan da bir şey gelmedi.

Karşıda biri olduğunu varsayıyorum, tabii. Telefondaysam, biri olmalıydı.

Kendi kendime konuşmuyorsam yani, bir elimde telefon ahizesiyle…

Kimdi peki konuştuğum?

Peki, dedi, soran bir ifadeyle. Sonra?

Bir kadın.

Bir süre daha geçti. Hiç.

Sonrası derin, uzun bir teessür derken buldum kendimi.

Kime neden söz ettiğimi hâlâ bilmeden.

Boğazım düğümlendi. Yutkundum.

Ağlamaya başladım.

Karşıdaki, -karşıdaki bir kadındı ama kimdi- affet dedi, yüzünü unuttum.

Seni tanıyor muyum onu bile bilmiyorum, ama, neden

Gözümü kapadım. Telefonu kapadım. Şezlonga kapandım.

Derin, uzun bir teessürün cümlesini nasıl tamamlayacağımı düşünmeye koyuldum.

Nedenini bilmesem de.

Haluk Mesci

Alaçatı, 15 Ağustos 2008

http://nedensizmetinler.blogspot.com