Category: Altuğ Özgenlik

Altuğ Özgenlik’ten yazılar…

Annie Leibovitz ve Rolling Stone…

Sevgili dostum Baler geçtiğimiz aylarda fotoğraf çekimine geldiğinde çekimden sonra oturup biraz sohbet ettik. Blogunu zaten biliyordum ve takip ediyordum. Bana ‘’neden sen de birşeyler yazmıyorsun fotoğrafla ya da başka konularla alakalı?’’ diye sordu. Ben de “neden olmasın?” dedim :D Aradan uzun zaman geçti. Bir yazıya başladım ama sonunu bağlayamadım. Sonunda ben de daha iyi bildiğim konu olan fotoğraf üzerine yazmaya karar verdim. Ama bir yandan da Baler’in kişiliği ve blogu ile uygun bir konu bulmaya çalıştım. Sonunda geçen gün mesajlaştık ve bu konu yeniden gündeme gelerek alevlendi… Ben de 60’lı yılların sonunda yayın hayatına başlayan ve Rock müziğin ve yaşam tarzının öncü yayınlarından biri olan Rolling Stone dergisinin efsanevi fotoğrafçısı Annie Leibovitz hakkında yazmaya karar verdim… İşte dilim döndüğünce Annie Leibovitz ve Rolling Stone…

 

Fotoğrafa merakı olmayanlar bile bizden Ara Güler ve yabancı fotoğrafçılardan Henri Cartier Bresson ve Steve McCurry gibi isimleri duymuşlardır. Ancak bazı fotoğrafçılar vardır ki, fotoğraflarının çoğunu görmemize rağmen ve o fotoğraflar popüler kültürde önemli ikonların en bilinen portreleri olmasına karşın kendilerini pek tanımayız. İşte Annie Leibovitz onlardan biri. Aslında fotoğrafla ilgilenen ve biraz daha derinlemesine fotoğraf dünyasını takip eden herkes Annie Leibovitz’i tanır. Fakat tanımayan da bir o kadar çok insan var.  Bu yüzden benim için önemli fotoğrafçılardan biri olan Annie Leibovitz’i insanların biraz daha yakından tanımasını istedim.

 

Annie Leibovitz kimdir? 

Annie Leibovitz, 2 Ekim 1949’da ABD’nin Connecticut eyaletindeki Waterbury’de dünyaya geldi. Altı çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğuydu.  Annesi modern dans eğitmeni ve babası da hava kuvvetlerinde subaydı.

 

Çocukluğunda sık seyahat ettikleri ve sürekli yer değiştirdikleri için değişik okullarda okudu. Ailesine ait olan station wagon arabada çok sık seyahat ettiklerini söyleyen Annie daha sonra verdiği röportajların birinden ‘’sürekli bir araba ile seyahat edince fotoğrafçı olmak biraz daha kolay oluyor, zira hayatı hazır bir kare içinden görüyorsunuz’’ diyecekti.

 

En son Filipinler’deki ABD askeri üssüne tayin olan babası ve ailenin bir kısmı ile beraber Filipinler’e taşındılar. Annie burada yapacak çok birşey olmadığını fark etti ve kendine bir hobi edinmek istedi. Bir fotoğraf makinası alarak fotoğraf çekmeye başladı ve üsteki karanlık odada çektiklerini bastırdı. Genelde üs ve çevresineki yaşamı konu aldı. İşte Annie fotoğraçılığa ilk adımlarını böyle attı.

 

Üniversiteye Filipinler’de gitmek istemeyen Annie, o sırada San Francisco’da bulunan ablasının yayına taşınmak ve San Francisco Art Institute’da resim öğretmeni olmak için eğitim almak istiyordu. Sonunda istediği oldu ve San Francisco’ya gelerek San Francisco Art Institute’ün resim bölümüne kaydını yaptırdı. Fakat bir süre sonra bu bölümün ona göre olmadığını şu sözlerle ifade edecekti: ‘’Resim bölümünde okumak için önce ressam olmak gerekiyormuş…’’. Annie resim ve ressamlığın ona göre olmadığını görünce üniversitenin yaz dönemi fotoğraf atölyesine katıldı. 60’lı yılların sonunda San Francisco hippi hareketinin, alt kültürün ve Rock müziğin Amerika’daki başkenti konumundaydı. Annie burada tüm gün fotoğraf çekiyor ve akşamları karanlık odadan fotoğraflarının çıkmasından sonra atölyedeki diğer insanlarla fotoğraf üzerine kritikler yapıyordu. Annie aradığını bulmuştu ve ‘’bu tam bana göre’’ dedi…

Rolling Stone yılları

Annie Leibovitz bir süre fotoğrafla ilgili değişik işlerde çalıştıktan sonra bir gün elinde bir sürü fotoğrafla Rolling Stone dergisinin kapısını çaldı. O zamanlar Rolling Stone dergisi siyasi duruş sergileyen, Amerika ve dünyadaki değişime yakından tanıklık etmek isteyen bir dergiydi.  Derginin kurucusu ve efsanevi yönetmeni Jann Wanner, Annie’deki ışığı gördü ve ona hayatını değiştirecek olan işi verdi.

 

Rolling Stone dergisinde başta gazeteci-yazar Hunter S. Thompson gibi muhalif entellektüellerle çalıştı. Wanner ve Thompson, Annie’nin ilk akıl hocalarındandı. Burada özellikle alt kültürler ve yaşam tarzları ile ilgili bir çok proje yaptı. İlk kapağını çektiğindeyse Annie duygularını şu sözlerle anlatacaktı: ‘’Çektiğiniz fotoğrafın binlerce kez çoğaltılması ve onu önünden geçtiğiniz gazetecilerin raflarında ve insanların ellerinde görmek inanılmaz bir duygu…’’. Annie giderek kendi tarzını ve çarpıcı fotoğraflarını Rolling Stone dergisinde daha çok hissettirdi. Ama onun asıl çıkışını sağlayacak fotoğrafları henüz çekmemişti…

 

Rolling Stones ile Amerika turnesi…

Annie’nin büyük çıkışını yakalamasını sağlayan fotoğraflar ise Rolling Stones’un 1975 yılında yaptığı Amerika turnesi ile beraber geldi. Jann Wanner, Rolling Stones’un Amerika turnesini fotoğraflamak ve tüm turne boyunca onlarla beraber takılması için görevi Annie’ye verdi. Rolling Stone dergisine girmek Annie’nin hayatındaki birinci dönüm noktası ise Rolling Stones ile Amerika turnesine çıkmak ikinci önemli dönüm noktasıydı. 

 

Annie tüm turne boyunca Rolling Stones ile beraber takıldı ve neredeyse 24 saat boyunca onların fotoğrafını çekti. Otel odalarından, sahne arkasına, sahneden, Mick Jagger’in bir kaza sonucu kolunun kesilip dikiş atıldığı hastane köşelerine kadar her yerde Rolling Stones’u fotoğrafladı. Böylece Annie bugüne kadar çekilmiş en iyi Rolling Stones fotoğraflarını çekti ve onlarla derin bir dostluk kurdu. Rolling Stones’dan Mick Jagger ve Keith Richards daha sonra Annie ve 1975 Amerika turnesi hakkında şu sözleri söyleyecekti: ‘’Annie’yi ilk gördüğümüzde biraz şaşırdık ve kendi kendimize, Jann bu sefer bir kız mı göndermiş dedik. Ondan sonra da bakalım bize ne kadar dayanabilecek diye kendi aramızda iddiaya girdik. Ama o çetin çeviz çıktı. Birkaç gün sonra ise neredeyse görünmez oldu. Bizim en özel ve en iyi fotoğraflarımızı çekti. Fakat bunları çekerken orada olduğunun ya da bu kareleri yakaladığının farkında bile değildik. Turne sırasında Annie ile çok sağlam ve sıkı bir dostluğumuz oldu.’’.

 

Rolling Stones fotoğrafları, Rolling Stone dergisinden yayınlandıktan sonra Annie benzersiz bir üne kavuştu ve bir gecede Rock tarihinin en önemli fotoğrafçılarından biri haline geldi. Annie, kendi sözleriyle Rolling Stones turnesini ise şöyle özetliyor: ‘’Rolling Stones ile turneye çıkmak hem çok iyi hem de çok aptalca bir fikirdi. Onların uyuşturucuyu en yoğun olarak kullandıkları dönemdi. Rolling Stones ile turneye çıktım ve aklınıza gelebilecek ne varsa yaptım.’’. Turnede Rolling Stones ile birlikte uyuşturucu kullanımı da artan Annie’yi, Jann Wanner vakit geçirmeden hemen uyuşturucudan uzak durabileceği farklı projelerde görevlendirir.

 

Derginin merkezi San Francisco’dan New York’a taşıdıktan sonra asıl sorunlar yaşanmaya başladı. New York, San Francisco gibi değildi ve burada herkesin kendi sorunları vardı. San Francisco’da bir aile gibi olan dergi, New York’un daha farklı kurallarla oynayan yayıncılık dünyasında ailden bir şirkete doğru dönüşüyordu ve kimsenin birbirine destek olmaya vakti ve enerjisi yoktu. Annie bu süreçte giderek artan bir uyuşturucu kullanımının ardından, kurtulmak için bir kliniğe yattı ve sonunda uyuşturucuları hayatından çıkardı.

 

 

John Lennon ve Yoko Ono

Sadece Rolling Stones’u değil, diğer birçok ünlü Rock ve popüler kültür ikonunu da fotoğraflayan Annie’nin 70’li yıllardaki bir diğer önemli başarısı da John Lennon ve Yoko Ono’yu uzun süre sonra ilk kez Rolling Stone dergisine verdikleri röportajda fotoğraflamak olmuştur. John Lennon ve Yoko Ono da Annie Leibovitz’ten çok hoşlanırlar ve daha sonra Annie Leibovitz’in hayatını anlatan bir belgeselde Yoko Ono Annie’den övgü ile söz eder.

 

Annie kariyerindeki en önemli fotoğraflardan birini de yine John Lennon ve Yoko Ono ile çekti. Ama bu aynı zamanda hayatındaki en üzücü günlerden biri oldu. 8 Aralık 1980’de Annie, John Lennon ile Yoko Ono’yu fotoğraflamak için New York’taki evlerine gitti. Son derece sıcak ve dostça bir söyleşi ve fotoğraf çekiminden sonra, Lennon Annie’den bir fotoğraf daha çekmesini istedi ve tüm giysilerini çıkararak, çıplak halde yerde Yoko Ono’ya küçük bir çocuk gibi sarıldı. John Lennon ‘’insanların ne kadar kırılgan olduğumu görmesinden korkmuyorum’’ diyerek bu pozu verdi. Annie oradan ayrıldıktan birkaç saat sonra John Lennon, New York’ta uğradığı silahlı bir saldırı sonucu hayatını kaybetti. Annie Leibotivz, John Lennon’un yaşarken fotoğrafını çeken son fotoğrafçı olmuştu. Rolling Stone dergisi 22 Ocak 1981’de yayınlanan sayısının kapağında bu fotoğrafı sadece üstte Rolling Stone logosu ile verdi.

 

Annie Leibovitz, Rolling Stone dergisinden ayrılana kadar, Rock tarihinin ve popüler kültür ikonlarının en önemli fotoğraflarını çekti.  1980 yılında Vanity Fair dergisine geçen Annie burada da ününü arttırdı ve ünlülerin en çok aradığı fotoğrafçılardan biri oldu. Farklı ve bazen de kışkırtıcı tarzını burada daha da çok ortaya koydu. Vogue gibi önemli moda dergileri için de çekimler yaptı. Ancak her zaman Rolling Stone dergisindeki kariyerini özledi ve Hollywood ünlülerinin fotoğrafını çekmeye başladığında ilk başta hissettiği farklılığı şu sözlerle ifade etti: ‘’İnsanların fotoğraf çektirmek için giyinip, süslenmesi bana hep garip ve komik gelmiştir’’.

 

Tabii ki Annie Leibovitz’in hayatı ve yaptıkları bu kadar değil. Etkilendiği fotoğrafçılar, insanlar, ünlü entellektüel Susan Sontag ile ilişkisi ve daha birçok önemli olaylar, fotoğraflar ve kilometre taşları ile dolu. Bu ancak Rolling Stone ve rock tarihine yaptığı görsel katkılar penceresinden baktığımızda gördüğümüz çok kısa bir kesit ve özet. Bundan fazlasını merak edenler için ise Google’da sadece Annie Leibovitz yazmak yeterli. Gelen görsel sonuçların birkaçına göz atmak bile Annie Leibovitz’in aslında birçok ünlüyü ünlü yapan, ya da en çok bilinen karelerini yaratan kişi olduğunu anlamak için yeterli…

 

Altuğ Özgenlik