Month: October 2011

Lugat-ı Yarasa 6

İsviçreli bilim adamları:   Vaktini 85 bıçaklı, geride kalan kılı sürekli tam olarak kesebilen traş aletleri, 37 açılı ve östaki borunuzun yan duvarlarına bile ulaşan diş fırçaları ve insanı kar körü yapacak kadar beyazlatma sağlayan deterjanlar üzerine harcayan bir grup hayali insan. Zaten Rus, Amerikalı veya Japon dememişler dikkat ederseniz; yoksa gerçekçi olurdu. Sevgili fuzuli işler profesörleri, madem o kadar bol vaktiniz var, mutfakta musluğu açınca duştaki adamı donmak zorunda bırakmayan bir kombi sıcak su sistemi bulsanıza yahu!

Güzel kız:   Etrafındaki insanlara selam vermeyen bir Türk canlı türü. Yetiştirilişten mi, meziyet olarak gördüklerinden mi, yoksa sadece yıllar boyu asılanlardan sıkıldıkları için mi bilinmez, bunlara bir şekilde insanın gözünün içine bakıp kafayı çevirme hareketi yerleşir. Kendini çok güzel bulduğunu oradan anlarsınız.

Sanayi mahallesi:   Sokakları bomboş olsa bile arabayı beş dakikalığına koyacak yer bulamadığınız ilginç mahalle. “Abi orası dükkanın  önü”, “Birazdan kamyon gelecek”, Az sonra sevkiyat var”, “Vitrini kapatıyor” şeklindeki sonsuz kombinasyondan birisi mutlaka siz ve arabanız için geçerlidir o an… örnek cümlelerdeki kadar da kibar değildir genelde söyleyiş! Ha, bir de… etraf terkedilmiş kasaba kadar boş bile gözükse, “a-ha şimdi koydum arabayı!” bile deseniz, parkınız bittikten sonraki milisaniyede 10-11 yaşlarındaki bir çırak bebe “abiii… aaabiiieeee” diye haykırarak fırlar içeriden, boş yere heveslenmeyin.

Topa defalarca sahip olma:   Barcelona futbol takımının son yıllarda yaptığı faaliyet. Başarılı pas sayısı ve topa sahip olma yüzdesinde o kadar tat kaçırmaya başladılar ki olay futboldan çıkıp tecavüze giriyor yavaştan…

Baler.